Get Adobe Flash player

Başka Diller’de

Kategoriler

H

headlight

headlight Anlamı => (i.) araba farı, far; gemide pupa feneri., Read the rest of this entry »

hearsay

hearsay Anlamı => (i). söylenti, şayia, dedikodu, söz, haber. hearsay evidence (huk). başkalarından işitilerek öne sürülen delil., Read the rest of this entry »

heavy

heavy Anlamı => (s)., (i). ağır, kaldırılmasl zor; büyüklüğüne göre ağır; şiddetli, kuvvetli (yağmur, rüzgâr, fırtına); fazla, olağandan çok (kar, oy sayısı); kabarmış (deniz); çol faal (borsa alışverişi); aşırı; kalın (elbise); ciddi, önemli; güç, zor (vazife); bulutlu, kapalı (gök); sıkıcı, ezici, usandırıcı; sıkıntılı, üzücü; kederli; zarafetsiz, incelikten yoksun; kaba; ağır, hazımı güç (yemek); ağır, boğucu (koku); derin (sessizlik); uyku basmış, ağırlaşmış (göz); (fiz). ağır (izotop); sıkışık (trafik); (i)., tiyatro, (sin). kötü adam rolü; dramda baş rol. heavy artillery uzun menzilli toplar. heavyduty (s). dayanıklı, ağır iş için elverişli; ağır vergiye tabi. heavy earth (kim). baryum oksidi. heavy handed (s). eli ağır, beceriksiz; can sıkıcı, zalim. heavy-hearted (s). kederli, meyus. heavy hydrogen döteryum, ağır hidrojen. heavy industry ağır sanayi. heavyladen (s). ağır yüklü. heavy water (kim). döteryum oksidi, ağır su. heavyweight (i)., (s). ağlr sıklet; (s). ağır sıkletli (boksör). heavy with fruit meyvayla dolu. heavy with young gebe. hang heavy yavaş geçmek (zaman). heavily (z). ağır bir şekilde; şiddetli olarak. heaviness (i). ağırlık; şiddet., Read the rest of this entry »

hegemony

hegemony Anlamı => (i). üstünlük, egemenlik, hâkimiyet, hegemonya., Read the rest of this entry »

helix

helix Anlamı => (i). helis, sarmal eğri., Read the rest of this entry »

hem

hem Anlamı => (i)., (f). (med, ming) elbise kenarı, baskı; (f). kıvırıp kenarını bastırmak. hem in, hem about kuşatmak, içine almak., ünlem (f). (med, ming) Hım! (bir kimseyi uyarmak için çıkarılan ses; tereddüt veya şüphe belirten ses); (f) böyle bir ses çıkarmak; tereddüt ederek konuşmak. hem and haw mırın kırın etmek, açıkça söylemekten çekinmek., Read the rest of this entry »

henpeck

henpeck Anlamı => (f). başının etini yemek, vır vır etmek. henpecked (s). kılıbık, karısından korkan., Read the rest of this entry »

herein

herein Anlamı => (z). bunda, bunun içinde., Read the rest of this entry »

hesperus

hesperus Anlamı => (i). akşam yıldızı., Read the rest of this entry »

hiccough , hiccup

hiccough , hiccup Anlamı => (i)., (f). hıçkırık; (f). hıçkırmak. the hiccups hıçkırık tutması., Read the rest of this entry »

ms