Get Adobe Flash player

Başka Diller’de

Kategoriler

J

jaunty

jaunty Anlamı => (s.) kaygısız; gösterişli, şık. jauntily (z.) kaygısızca, fütursuzca. jauntiness (i.) kaygısızlık, fütursuzluk., Read the rest of this entry »

jerrybuild

jerrybuild Anlamı => f. kötü malzeme ile bina etmek, gecekondu gibi yapmak., Read the rest of this entry »

jackup

jackup Anlamı => (i.), ABD yükselme, artış., Read the rest of this entry »

jewel

jewel Anlamı => i., f. (-ed, -ing veya -led, -ling) kıymetli taş, cevher, mücevher; cep saatlerinin içindeki taş; değerli şahıs veya şey; f. kıymetli taşlarla süslemek; cep saatlerinin mil yuvalarına kıymetli taş yerleştirmek. jeweller i. kuyumcu; mücevherat satıcısı. jewelry, İng. jewellery i. mücevherat; kuyumculuk., Read the rest of this entry »

jockstrap

jockstrap Anlamı => i. sporcuların kullandığı haya bağı, suspansuar., Read the rest of this entry »

jounce

jounce Anlamı => f., i. sarsmak, sallamak, hoplatmak (araba gibi); i. sarsma, sarsıntı., Read the rest of this entry »

judo

judo Anlamı => i. judo., Read the rest of this entry »

junk

junk Anlamı => i. Çin sularında kullanılan bir çeşit yelkenli gemi., i., f. kullanılmış karışık eşya, hurda; k.dili değersiz eşya, çöp; (argo) esrar; den. hurda halatlar; eskiden gemilerde yenilen tuzlanmış sert sığır eti; f., k.dili çöpe atmak. junk dealer eski eşya satıcısı, eskici, hurdacı. junk shop eski eşya dükkanı; gemi gereçleri satan dükkan., Read the rest of this entry »

juvenility

juvenility Anlamı => i. olgunlaşmamış bir kimsenin tavrı; gençlik hali; gençlik, gençler., Read the rest of this entry »

jam

jam Anlamı => (f.) (med, ming) (i.) sıkıştırıp kımıldamaz hale koymak, kıstırmak; bir şeyin arasına sıkışıp hareketini durdurmak; sıkışmak, çalışmaz veya işlemez hale gelmek (makina, kapı); (i.) sıkışma, sıkıştırılma; bir araya sıkışmış insan veya şeyler; zor durum; akıntıya engel olan birikinti; radyo yayına engel olmak üzere başka bir istasyondan yapılan kuvvetli gürültü. traffic jam trafik tıkanması. jampacked (s.) dopdolu kalabalık, iğne atsan yere düşmeyecek halde. jam session (müz.) caz müzisyenlerinin bir araya gelerek müzik yapmaları., (i.) reçel, marmelat., Read the rest of this entry »

ms